Bi' Dünya Başım


Bir Diriliş Destanı 15 Temmuz!!



15 temmuz darbe teşebbüsü

Türkiye,15 Temmuz 2016 Cuma gecesi siyasi ve insanlık tarihinin en kanlı ihanetine şahitlik etti.Hem ne ihanet!!Aynı kaptan su içtiği silah arkadaşını gözünü kırpmadan vuracak kadar..
Dilinde ki,kelime-i tevhid ve göğsündeki imandan başka silahı olmayanlara erkek,kadın,genç,yaşlı ayırt etmeksizin namlu doğrultacak,üzerine tank sürecek,bomba yağdıracak kadar gözü dönmüş bir ihanet!!...

Türkiye'nin,ivme kazanan yükselişi,ses getiren yatırımları ve Dünya politikasında yeniden söz sahibi olma  gayreti;mülteci politikası ile perçinlenmiş ve Türkiye yeniden Dünya mazlumları tarafından imdat beklenen bir ülke konumuna gelmişti.Orta doğuda zulüm gören Müslümanlar Erdoğan çığlıkları atıyor iken,Balkanlarda bir esnaf dükkanının baş köşesine Erdoğan'ın resmini asıyordu.

Şüphesiz bu bağın kökeni,aniden husule gelmemişti.Yıllar önce o topraklara hükmetmiş bir milletin evlatları olmak ve yeniden bu misyonu üstlenen bir ülke olmaktı bu sevgi ve muhabbetin kaynağı!!

İşte Dünya coğrafyası kan ağlıyor iken,Afrika'da sömürülen halka yardım eli uzatan..Türki Cumhuriyetlerle kopan bağlarımızı onarmak için,sayısız hizmetlerde bulunan,savaş sonrası Balkanların imarı için mücadele veren Türkiye ve onun mazlumu kucaklayıcı politikası birilerinin kanına dokunmuştu.

Suriye ve Irak sınırına bombalar düşüyor iken,Orta doğuda süren savaşın ülkemize sıçraması an meselesi iken,Hükumetin sınır ötesi yaptığı yardımların durdurulması,bardağı taşıran son damla olmuştu.Örgüt,gelir kaynağı olan dershanelerin kapatılması ile iyice saldırganlaşmış,FETÖ'ye başlatılan operasyonlar hızlandırılmış ve görülmüştür ki,yıllardır dış mihrak olarak bildiğimiz karanlık güçler aslında dışarıda değil içimizde kök salmış.

Sivilden,askere,yargıdan,bürokrasiye,spordan,sanata akla,hayale gelmeyen her türlü kuruma ve sektöre sızan örgüt üyeleri böylece yıllardır süregelen bir ihanetin halkasını oluşturmuşlar.

                             15 temmuz

Örgüt,kıskacına aldığı potansiyel üyeleri,çocuk yaşta kendine bağlamış,çoğu zaman bu bağı din,makam,ünvan ile eşleştirip kişinin zaafı ve hayalleri doğrultusunda ona bir hayat hazırlamış,onu kendine minnettar bırakmış,onlar ise;ona sunulanlar karşısında rızası ile veya elindekileri kaybetme korkusu ile bu ihanete ortak olmuşlar.

İşte;makam,mevki,eş,itibar,otorite,güç ve para gibi sahip olduklarını kaybetmek istemeyen hainler,şizofren bir ruh hastası ve onun üslerinden aldıkları emirle,Milletin meclisini bombalayacak kadar cüretkar,seçilmiş bir Cumhurbaşkanının canına kast edecek kadar küstah,silah arkadaşına silah doğrultacak kadar alçak,son nefesini Tek millet,Tek Vatan ve Tek Bayrak altında vermek niyeti ile meydanlara koşan,yaşlı biçareleri vuracak kadar;ruhlarını ve bedenlerini şeytana satmış ve birer caniye dönüşmüşlerdi..

Camilerde okunan selalar ve Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine 15 Temmuz Gecesi meydanlara ve Kamu kurumlarına koşan halk,ne Tank dinliyor,ne namlu görüyor ne de üzerine yağdırılan mermileri ve bombaları hissetmiyordu sanki..Keskin nişancılar halkı hedef alırken,F-16 lar,Milletin meclisini,Cumhurbaşkanlığını Sarayını ve Savunmada kilit noktaları bombalıyor,buna karşın Karargahların önünde geçişe izin vermeyen halk rütbeye meydan okuyordu.!!

                           15 temmuz bir ihanet gecesi


Bu kanlı ve uzun gecenin bilançosu gün ağardığında netleşmiş,derdest edilen hainler,ait oldukları yere gönderilmişti.249 şehit 2195 gazi ve kahraman ile yeniden dirilmiştik.Sabahlara dek sokaklarda nöbet tutacak kadar diri,hür ve özgürdük.Demokrasiye sıkılan kurşunlar,zillete ve esarete hayır diyen bu milleti durduramamıştı!!

Bu gün tam bir sene oldu!!..her gün o geceyi hatırlayarak geçirdiğimiz bir yıl!!Bir daha olmasın diyerek dualar etiğimiz bir yıl!!Örgüt mensupları yargılanırken,ortaya çıkan ifadelerle Türk siyasi tarihine nasıl yön verilmeye çalışıldığı ve milletin bağımsızlığı ve kaderi ile ne denli oynandığının gözler önüne serildiği bir yıl!!

Dilerim Allah'tan 15 Temmuz Bir Diriliş Destanı unutulmasın,unutturulmasın!!Bayrağımız göklerden inmesin!Milletimiz birlik olsun ki Ülkeyi bölmeye azmeden şer odakları fırsat bulamasın!Allah şehitlerimize Rahmet etsin,yakınlarına sabır ihsan eylesin!Allah bizlere ve bizden gelecek nesillere de Hakkı-Batıldan ayıracak feraset versin!!Amin..

Gül Akkuzu Uludağ




Sistem Pehlivanları



                                   

Bu kareye yaklaşık 10 dakikadır hareketsiz bakıyorum.Yakından,uzaktan,gözlerimi dört açarak,gözlüğümü takıp çıkartarak,gözlerimi ovuşturarak,ekranı kapatıp açarak defalarca baktım.Ağlasam mı gülsem mi bilemedim.!.

Osmanlı Devletinin kuruluşu,Saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyetin ilanıyla Parlamenter sisteme geçişin ardından bu topraklarda yeni bir sistem değişikliğine doğru adım adım yaklaşıyoruz.Lisans eğitimim nedeniyle bu konuda az çok bir fikrim var.Lakin bir yemek blogunda bu konuyu tartışmaya açıp siyasi polemik yaratmak hiç olmasını istemediğim hareketler.

Ama kanımı donduran bu fotoğraf üzerine iki kelam etmezsen hücceten giderim.O kara 15 temmuz gecesinde milletin meclisine kasteden F-16 ların sesi hala kulaklarımızda,gölgesi meclisin üzerinde iken..Halk olarak gazi ünvanını sonuna kadar hakettiğine inandığımız meclisimize,direnişiyle bizleri kendilerine hayran bırakan vekillerimize hiç yakıştıramadığım bu sahne ve ötesinde olanlar,benim gibi duyarlı vatandaşları iliklerine kadar üzmüştür sanırım.

Kürsünün adabı bir yana,kürsü bir yana..Hangi iman kuvveti,hangi güç kuvvet bu sahnenin müsebbibi merak ediyorum.Çanakkale Ruhunu taşıyan Seyit Onbaşının torunlarıyız amenna! Ama bu meydan o meydan olmasa...

Peki ya binlerce euro luk kayıp mikrofon! Başkanlık sistemi direnişinin sembolü olarak evinin salonundaki vitrinde sergilemeyekse eğer Sayın Vekil,üzerinde parmak izi bulunduğu için (bu noktada hayal gücüm devreye girdi yine) yada mahcubiyetinden artık geri getirmeyecek.Tabi bu pahalılıkta bizler bir de mikrofon parası ödeyeceğiz dolaylı yollardan.Napalım buna da eyvallah! 

Yeter ki size bir şey olmasın diyeceğim ama o havada uçarken fotoğraflanan saksı hanginizin kafasına düştü ise fena acıtmıştır.Burnu kırılan,bacağından aldığı ısırıkla kıvranan vekillerimize de Allah'tan acil şifalar diliyorum yürekten...



Yine de bu hengamede ilk kez ve belki de bir daha hiç şahit olamayacağımız bir sahne idi,Sayın Devlet Bahçeli'nin gülüşü.Bu tarihi an,bizi de güldürmedi desem yalan söylemiş olurum.

Her sistem kendine sorunlar çıkarıp,kendi çözümlerini buluyor.Bugün yarın konu ile ilgili referandum olur da fikrimiz sorulursa biz de oyumuzu kullanacağız elbet.Ama sizler gibi Pehlivan vekillerimiz oldukça bizim milletçe sırtımız yere gelmez bir kez daha gördük EvelAllah!


Gül Akkuzu Uludağ

Halep diye bir kent vardı !

                       
                                  

Suriye adında bir Ülke,Halep diye bir kent vardı...Halep...Bol süt veren keçileri ile bilinirdi.Zaten ''Halep'' süt veren demekti..


Meşhur sabunlarının yaydığı kokular sokakları kaplar,yumuşacık ipekli kumaşları dokunduğunuzda sizi şımartırdı.Altın çarşıları göz kamaştırır,kayşani taşından yapılan eserleri sizi bu kente hayran bırakırdı..Kim bilir belki de bu yüzdendi Aşık Emrah'ın sevdiğini Halep'te araması,Kerem'in Aslı'ya Halep'te tutulup,yanıp kül olması...

Türlü Medeniyetlere ev sahipliği yapmış,rızık aramak için ötelerden gelen kervanları doyurmuştun.Belki evladıma bundan sonra binbir gece masalı yerine bu masalı anlatacağım.Ben Halep'i bilerek büyüdüm lakin o Halep'i sadece bir masal kenti zannedecek!

Ah Halep! senden geriye zalimlerin işkence ederek,gözünü kırpmadan öldürdüğü çocukların çığlıkları kaldı.Biçare babaların,iffeti kirletilen hanımların ve beli bükülmüş yaşlıların ahı..

Ah Halep! Senden geriye toz bulutu,ekinleri talan edilmiş tarlalar,akan ve hiç dinmeyecek gözyaşı,kurumuş kan izleri,virane bir kent kaldı..

Ah Halep! zalimlerin zafer çığlıkları sadece sana değil,Gayretullah'ada dokunuyor.Masuma kasdedenleri bekleyen azab şiddetli ve ağır olacak amenna ve saddekna biliyoruz..Biliyor,sabrediyor ve dua ediyoruz zaferin İnananların olacağı büyük gün için!!

Gül Akkuzu Uludağ


Allah'ın Yardımı Pek Yakında!



Ve ne zaman ki Calut ve ordusuna karşı meydana çıktılar şöyle dediler; ''Ey bizleri Yetiştiren Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve ayaklarımıza sağlamlık ver.Bize kafir kavme karşı zafer ver!''(Bakara/250) Amin

Zor zamanlardayız.Ne zaman Ülkemde barış tesis etse şer odaklar harekete geçiyor.Vatana ihaneti meslek edinenler darbeler,darbe kalkışmaları ve terör saldırılarıyla huzura,barışa,cana kastediyor...

15 Temmuz kalkışmasının ve şehitlerimizin yasını tutarken,Dünya düzeni üzerinde planlar yapan zalimler,yeni planlarını terör örgütü adı altındaki piyonlarıyla sahneye sürüyor.

Düşmanın adı çeşitli...Lakin Yüce Allah;''Küfür Tek millettir,kafir olanlar birbirlerinin dostarıdır''(Enfal/73)buyuruyor.Sadece biz değil elbet,Dünya coğrafyasındaki Müslümanlar da zorda!.

Çocukluğumda ağladığım bir Kudüs vardı..Sonra Afganistan oldu,Irak,Doğu Türkistan,Myanmar ve şimdi Suriye.Ülkeler değişirken senaryolar hep aynı..Türkiye ne zaman oynanan oyuna dur dese,ne zaman halkım da dünya müslümanlarının içinde bulunduğu durum hakkında farkındalık,hassasiyet oluşmaya başlasa,terör saldırılarına maruz bırakılıyor ve kendimizi kendi derdimize ağlarken buluyoruz.

Bu durumda Peygamberimiz (SAV) in bir hadisi yolumuza ışık tutuyor ''Bir gün gelecek,her taraftan ümmetler (topluluklar) böcekler gibi üzerimize üşüşecek... 
Biz dedik ki: O gün çok mu az olacağız Ya ResulAllah ?
Peygamber (SAV) :O gün çok olacaksınız fakat selin önündeki çer,çöp gibi olacaksınız.O gün düşmanlarınızın kalbinden heybetiniz alınacak ve sizin kalbinize ''vehen'' yerleşecek.
Vehen nedir Ya ResulAllah.
Dedi ki:''Dünya sevgisi ve Ölümden tiksintidir''

Dünyayı daha çok sevip,bağlandıkça ölümden tiksiniyoruz.Tiksindikçe ölüme duyarsızlaşıyoruz.Her gün gördüğümüz katliam sahneleri algımızı donduruyor ve geriye sadece acıma hissini bırakıyor.Oysa Allah'ın yardımını dilerken,dua edip,yakarırken samimiyet değil miydi olması gereken?

Hepimiz için ama önce kendim için hulus-i kalb ve feraset diliyorum Rabbimden! Sonra Calut'un ordusuna galibiyet getiren Talut gibi muzaffer komutanlar göndermesi için yalvarıyorum Rabbime! Davut as. gibi delikanlılar çoğalsın istiyorum,sapanındaki taşla Talut'u ve hükümdarlığını yerle yeksan eden.Ebabil kuşları göğü kaplasa diyorum..Ve çocuklar sokaklarda zafer muştularını haykırsalar!.Rabbimizin Ayeti tekrar tecelli etti Zafer İnananların oldu diye.!..

Gül Akkuzu Uludağ



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Günün Tarifi

Elmalı Kurabiye

      Elmalı kurabiye mi dediniz?                                    İşte benim için sonbaharın özeti..Depresif bir ruh hali;buna...